• Billur Cakirer

Oyun Terapisi Nedir? Neden bu kadar popüler oldu?

Bu yazı, Timaş Yayınları Ebeveyn-Çocuk Okuma Kültürü Dergisi olan İlk Adım'ın 2. sayısındaki yazının devamı niteliğindedir. Yazının bütünlüğü için lütfen öncelikle şu linkten dergiyi indirip 18-23 sayfa arasındaki yazıyı okuyunuz.

Hangi yaklaşım?


Oyun terapisinde yaklaşımlar terapistin rolü doğrultusunda temel olarak yönlendirmeli ve yönlendirmesiz yaklaşımlar olarak ikiye ayrılır. Yönlendirmeli oyun terapilerinde terapist çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda bir müdahale planı geliştirir ve her seans bu plan doğrultusunda hedeflenen davranış değişikliğini meydana getireceği düşünülen oyunlar seçilerek çocuğa sunulur. Bazı yaklaşımlarda seansta oynanan oyunlara ek olarak eve görev olarak verilen ödev oyunlar ya da etkinliklerle davranış değişikliği pekiştirilerek başka ortamlarda da bu davranış değişikliğinin genellenmesi amaçlanır. Yönlendirmeli oyun terapilerinden ülkemizde yaygın olarak kullanılardan başlıcaları Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi (BDOT), Theraplay, Gelişimsel Oyun Terapisi ve Çözüm Odaklı-Kısa Süreli Oyun Terapisidir.


BDOT’de Oyun terapistinin amacı semptomları azaltmak, tutumları, inançları ve beklentileri değiştirebilmektir. Kontrol, ustalaşma ve kendi davranışsal değişim sürecinde sorumluluk üstlenme gibi konular üzerinde çalışılır. Araştırmalar BDOT’un korkular ve fobiler, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öfke yönetimi ve karşıt gelme gibi davranış bozukluklarında etkili olduğunu ortaya koymuştur (Schaefer, 2001).


Bağlanma odaklı çalışılan Theraplay yaklaşımı ise karşıt gelme bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, içine kapanık, depresif, utangaç, korkulu gibi duygudurumları yaşayan çocuklarda, dışavurum, öfke ve uyum problemlerinde; otizm spektrumu, gelişimsel gecikme, güvensiz bağlanma ve evlat edinme gibi durumlarda tercih edilir. Theraplay ebeveynlerin de aktif olarak sürece ve seanslara katıldıkları bir yaklaşımdır (Booth ve Jernberg, 2009).


Yönlendirmesiz oyun terapilerinde ise terapist sürece eşlikçidir. Seans öncesinde hangi oyunların oynanacağı ile ilgili bir planlama yapmaz. Bunun yerine çocuğa farklı oyun ve oyuncak malzemelerinin sunulduğu oyun odasında çocuğun liderliğini takip eder. Yönlendirmesiz oyun terapisi yaklaşımlarından ülkemizde en sık kullanılanlar arasında Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Deneyimsel Oyun Terapisi ve Psikanalitik Oyun Terapisi sayılabilir.


Genellikle sadece Yönlendirmesiz Oyun Terapisi yaklaşımı birçok çocuk için işe yarar. Bununla beraber özellikle çocuk duygu düzenleme becerilerini kaybetmetmişse, travmatik oyun veya tepkilere saplanıp kalmışsa, oyun oynamak çocuğa aşırı geliyorsa veya çocuğun belirli bir beceriyi öğrenmesi gerekiyorsa Yönlendirmeli Oyun Terapisi yaklaşımlarından birini tercih etmek yerinde olacaktır.


Yönlendirmesiz oyun terapilerinden olan Psikanalitik Oyun Terapisi korkular, kaygılar, düşük öz yeterlilik, travmatik deneyimler üzerinde çalışarak çocukların hayata uyum sağlamalarını hedefler. Araştırmalar, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi’nin ise agresyon, karşıt gelme bozukluğu, hiperaktivite ve dürtüsellik, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki stresin yönetilmesi, tıbbi müdahale süreçlerine psikolojik uyum, sosyal beceri ve sosyal uyum, benlik algısı, boşanma süreci yaşayan çocuklar ve travma yaşantıları sonrası ortaya çıkan stres üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir (Ray ve Jayne, 2011; Landreth, 2012; Schultz, 2016). Deneyimsel Oyun Terapisi ise çoğunlukla travmatik yaşantılar sonucunda ağır stres yaşayan çocuklarda etkilidir (Norton ve Norton, 2006).


Ebeveynlere Çocuk Merkezli Oyun Terapisi’nin ilkelerinin öğretildiği ve böylece ebeveyn-çocuk ilişkisini destekleyen Filial Terapi ise hem yönlendirmeli (yapılandırılmış oturumlar) hem yönlendirmesiz (Çocuk Merkezli Oyun Terapisi temelinde) teknikleri kapsar.


Yukarıda kısaca bahsedilen ve daha birçok farklı oyun terapisi yaklaşımlarından hangisinin çocuğun ihtiyaçlarına ve yaşam koşullarına uygun olacağına çocuğun psikolojik ve/veya pedagojik değerlendirmesini yapan uzman karar vererek gerekli yönlendirmeleri yapar. Değerlendirme yapan uzman ile oyun terapistinin bazı durumlarda (özellikle değerlendirmelerin objektif testler aracılığıyla yapıldığı durumlarda) farklı kişiler olması tercih edilir. Bununla beraber gözlem, oyun temelli değerlendirmeler ya da resim çizme gibi projektif değerlendirme araçlarının kullanıldığı değerlendirme süreçleri sonrasında değerlendirme yapan uzman ile oyun terapistinin aynı kişi olmasında (özellikle yönlendirmesiz yaklaşımda bir oyun terapisi sürecine başlanılacak ise) genellikle bir sakınca bulunmaz.

Ne kadar sürer?


Oyun terapisinin kaç seans sonra sonlandırılacağını önceden söylemek güçtür. Çocuğun özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kısa sürede (8-12 seans) tamamlanan süreçler olduğu gibi daha ağır profil çizilen durumlarda senelerce sürebilir. Başlangıçta haftada bir (psikodinamik oyun terapisinde bu haftada 2-3 olarak değişiklik gösterebilir) planlanan seanslar ileriki aşamalarda iki haftada bir, ayda bir, 3 ayda bir gibi takip seansları olarak yapılandırılabilir. Oyun terapisinin etkilerini görmeye başlamak için en az 6-8 seans gereklidir demek yanlış olmayacaktır. Süreci sonlandırmadan önce mutlaka ara değerlendirme amaçlı ebeveyn görüşmeleri yapılmalıdır. Kaç seansta bir ebeveyn değerlendirme görüşmesi yapılacağı sürecin gidişatına göre belirlenebilir. bununla beraber en azından 4-5 seansta bir ebeveynlerle ara değerlendirme görüşmesi yapılması önerilir. Bazı yaklaşımlarda oyun terapisi seanslarından (30-50 dakika arası değişim gösterebilir) hemen sonra 10-15 dakika seans kapsamında ebeveyn geri bildirim ya da ara değerlendirme görüşmesi olarak da planlanabilir. Bu gibi süreç ile ilgili detaylar oyun terapistlerinin çalışmayı tercih ettikleri yaklaşım doğrultusunda değişiklik göstermektedir. Terapi sürecinin ne zaman sonlandırılacağına terapist ile ebeveynler ortak karar verir. Vedalaşmadan önce son bir kapanış seansının yapılması çocuğun güvenini zedelememek açısından önemlidir.


Kaynakça (Bütün Metin İçin)


Axline, V. (2019). Oyun Terapisi. Panama Yayıncılık.


Booth, P. B., & Jernberg, A. M. (2009). Theraplay: Helping parents and children build better relationships through attachment-based play. John Wiley & Sons.

Henderson, D., & Thompson, C. L. (2016). Counseling children. Cengage Learning.

Landreth, G. L. (2012). Play therapy: The art of the relationship. Routledge.

Kottman, T. (2001). Adlerian play therapy. International Journal of Play Therapy, 10(2), 1.

Nalavany, B. A., Ryan, S. D., Gomory, T., & Lacasse, J. R. (2005). Mapping the Characteristics of a'Good'Play Therapist. International Journal of Play Therapy, 14(1), 27.

Ray, D. C., & Jayne, K. M. (2016). Humanistic psychotherapy with children. D. J. Cain, K. Keenan, & S. Rubin (Der.) Humanistic Psychotherapies: Handbook of Research and Practice (2. Baskı), 387-417, the American Psychological Association. http://dx.doi.org/10.1037/14775-013

Norton, C. C., & Norton, B. E. (2006). Experiential play therapy. Contemporary play therapy: Theory, research, and practice, 28-54.

Schaefer, C. E. (2001). Prescriptive play therapy. International Journal of Play Therapy, 10(2), 57.

Schaefer, C. E., & Drewes, A. A. (2013). The therapeutic powers of play: 20 core agents of change. John Wiley & Sons.

Schultz, W. (2016). Child-centered play therapy. Reason Papers, 38(1), 21-37.

Russ, S. W., & Niec, L. N. (Eds.). (2011). Play in clinical practice: Evidence-based approaches. Guilford press.

Popüler İçerikler
Güncel İçerikler
Arşiv
Etiketler
Bizi takip edin
  • LinkedIn Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square